"Ne kadar çok okursak, bizlerin kurmaca bir eserde vazgeçilmez saydığımız şeylerin çoğunun lüzumsuz olduğunun ortaya çıkma ihtimali de o kadar artar. Kültür, yazarların uyması gereken bir dizi kural dikte ediyorsa, okumak size bu kuralların geçmişte nasıl ihlal edildiğini ve bunun memnuniyet verici sonuçlarını gösterecektir. O yüzden izin verirseniz, bir kere daha tekrar edeyim: Edebiyat, kuralları yıkmakla kalmaz; hiçbir kural olmadığını fark etmemizi sağlar."
“Bütün varlığımın böyle odaklandığını daha önce hiç hissetmemiştim –tek bir yerde, tek bir zamanda, tek bir nesneye– ‘bir ân’ın hiç bitmeyen kutsal sonsuzluğuydu sanki.”
"İstanbul, önünde şair ile arkeoloğun, sefir ile tacirin, prenses ile gemicinin, Kuzeyli ile Güneylinin, hepsinin aynı hayranlık duygusuyla haykırdığı âlemşümul ve son derece büyük bir güzelliktir."