O günlerde yaşı çok genç olan Emin Hüseyni, Mısır el-Ezher Üniversitesi'nde okumaktaydı. Filistin davası için o günlerde makaleler yazmaya başlamıştı. Ancak patlak veren I. Dünya Savaşı,
Emin Hüseyni'yi Çanakkale Cephesi'ne kadar götürecektir. Çanakkale'de cansiperane çarpışan yiğitleri gördüğü gibi bize ait değerlerden yoksun insanları da görmüştür. Bunu da şu cümlelerle kaleme almıştır:
"Bazı zabitlerinin, o mukaddes ve mübarek meydanda, harp sahasında, çadırlardaki laubali halleri bana çok dokunmuştu. Namaz kılmamaları, içki sohbetleri, hatta çadırlarda, onlara içki sofrası, meze hazırlayan, hizmet eden neferleri görmek, bizleri çok üzmüştü.
Benim gibi uzaktan, Kırım'dan, Dağıstan'dan, Kafkasya'dan gelen gönüllüler hep şikayetçi idiler."
Çanakkale Cephesi sonrasında Teskilatı Mahsusa'ya giren Emin Hüseyni, Kudüs sorumlusu olarak atanmıştır.