Nihai durağı Kudüs olacak yolculuğuna çıkmak için Paris’ten ayrılmadan hemen önce, Eliezer Ben-Yehuda, Montmartre Bulvarı üzerindeki bir kafede arkadaşlarına ilk kez İbranice bir konuşma yaptı. O zamana kadar “mümkün olduğunca” İbranice konuşmaya çalışan genç adam, Kudüs seyahatinden önce kesin kararını vermişti: Bundan sonra, hayatının sonuna kadar tamamen İbranice konuşacaktı. Ancak Paris’teki o tecrübe, İbranicenin mevcut kelime hazinesinin modern dünyada insanlarla iletişim kurarken son derece yetersiz kaldığını göstermişti. İbranice bir “din dili” olduğundan, birçok kelime ve kavram mevcut değildi. Eliezer, böylece bir vazifeyi daha yüklendi: İbraniceye yeni kelimeler kazandırmak. Bu iş, son nefesine kadar devam edecekti.