Sena

Sena
@Esav
Yine İslami rivayetlere göre Peygamber Efendimiz(sav) Mirac Gecesi Kudüs'e ulaşıp da Kutsal Kaya'yı gördüğünde, "Ey Allah'ın Kayası, sana selam olsun," demiş, bunun üzerine kaya dile gelerek, "Ve aleykümselam ya Resulullah," diye cevap vermiştir. Mucizevi bir şekilde bu selamlaşmanın bir şahidi olarak, taşın güney-doğu kısmında dil şeklini andıran bir uzantı meydana gelmiştir. Araplar buna Lisanü's-Sahra yani Kaya'nın Dili derler.
Sayfa 281
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yahudiler Hz. İbrahim’in, oğlu Hz. İshak’ı bu kayanın üzerinde kurban etmeye çalıştığına inanırlar ve oğlu yerine kurban ettiği koçun boynuzlarının uzun yıllar mağarada saklandığını söyler, koçun sağ boynuzuyla kıyamette sura üfleneceğine inanırlar.
Sayfa 279
Alıntı
"Dünyanın çivisi çıktı"
Bu taşın, yeryüzünün kuruluşu ve akıbetiyle ilgili olduğu tezini sadece Yahudiler değil Müslümanlar da dillendirmiştir. 20. yy’ın başlarına kadar bu kayanın altındaki mağaranın duvarında bir taş, taşın üzerinde de sıra halinde delikler varmış. Bu çivilerin sadece son üç tanesinde çivi çakılı imiş. İnsanlar buraya gelip çivileri yoklarmış. Bir tanesi hiç oynamaz, diğeri hafif oynar, sonuncusu neredeyse yerinden çıkacakmış gibi gevşek dururmuş. İnsanlar bu çivilere dokunur ve sağlamlıklarını görüp rahatlayarak, dünyanın çivisi daha sağlam, kıyamet kopmayacak diye düşünürlermiş. Bu taşın üzerindeki bütün çiviler çıktığında kıyametin kopacağına dair bir inanış varmış. 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa bir gün mağaraya girdiğinde bu taşı ve çivileri görmüş ve bunların anlamını sormuş. Cevap olarak yukarıda zikrettiğimiz inanışı duyunca bu uydurma şeyin buradan kaldırılmasını emretmiş. Dünyanın çivisi bugün nerede, üzerinde kaç çivi kaldı bilmiyoruz, ancak meşhur "Dünyanın çivisi çıktı" deyiminin nereden geldiğini artık biliyoruz.
Sayfa 279
Alıntı
1847’de Kudüs’ü ziyaret eden Bünyamin Lilienthal isimli bir haham, havada asılı durumda olan taşın yere düştüğü günün, Mesih’in gelişini haber vereceğine inanıldığını ve Türklerin buna engel olmak için taşın altına destek koyduğunu anlatır.
Sayfa 278
Alıntı
Kutsal Kaya (Muallak Kayası)
Tarihte hiçbir kaynak, bu taşın bu hadiseden evvel de havada görüldüğünden bahsetmez. Bununla birlikte zamanında havada olduğunu zikreden notlar, gezi yazıları çoktur. Hatta bunlardan biri de Evliya Çelebi’dir. Kudüs hatıralarında Kutsal Kaya ve içindeki mağarayı anlatırken, bu taşın zamanında havada durduğundan, bu durumu gören hamile bayanların çocuk düşürdüğünden ve bu sebeple taşın boşlukta duran hali anlaşılmasın diye yer zeminiyle bitiştirildiğinden bahseder. Başka bir kaynak Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethe giderken Kudüs’e uğradığını, Muallak Kayası’nı havada görünce de bunun imtihan sırrına aykırı olduğunu söyleyerek taşı yerle birleştirdiğini anlatır.
Sayfa 276
Alıntı