Bu taşın, yeryüzünün kuruluşu ve akıbetiyle ilgili olduğu tezini sadece Yahudiler değil Müslümanlar da dillendirmiştir. 20. yy’ın başlarına kadar bu kayanın altındaki mağaranın duvarında bir taş, taşın üzerinde de sıra halinde delikler varmış. Bu çivilerin sadece son üç tanesinde çivi çakılı imiş. İnsanlar buraya gelip çivileri yoklarmış. Bir tanesi hiç oynamaz, diğeri hafif oynar, sonuncusu neredeyse yerinden çıkacakmış gibi gevşek dururmuş. İnsanlar bu çivilere dokunur ve sağlamlıklarını görüp rahatlayarak, dünyanın çivisi daha sağlam, kıyamet kopmayacak diye düşünürlermiş. Bu taşın üzerindeki bütün çiviler çıktığında kıyametin kopacağına dair bir inanış varmış. 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa bir gün mağaraya girdiğinde bu taşı ve çivileri görmüş ve bunların anlamını sormuş. Cevap olarak yukarıda zikrettiğimiz inanışı duyunca bu uydurma şeyin buradan kaldırılmasını emretmiş. Dünyanın çivisi bugün nerede, üzerinde kaç çivi kaldı bilmiyoruz, ancak meşhur "Dünyanın çivisi çıktı" deyiminin nereden geldiğini artık biliyoruz.