Sena

Sena
@Esav
Müslümanların kutsalları konusunda gayet rahat davranan İsrail'in, kendi kutsalları söz konusu olduğunda ne kadar sert davranabildiğini görmek isterseniz Ağlama (Burak) Duvarı'na bir uğrayın derim. Duvar tarafına geçmek istediğinizde eğer erkekseniz başınızı örtmeniz istenecektir. Eğer örtecek bir şapka vs.niz yoksa kipa giymeye zorlanacağınızı da bildirmek isterim. Eğer o gün Şabat ise (Cuma akşamından Cumartesi akşamına kadar geçen süre) size kutsal saydıkları bu alanda hiçbir elektronik alet kullandırtmayacaklardır. Çok acil de olsa biri ile telefonla konuşamayacağınız gibi bir kare bile olsa fotoğraf çekemeyeceksiniz.
Sayfa 38
Alıntı
Reklam
İsrail, bir süredir, kontrolü kendisinde olan Fas (Morok) Kapısı'ndan hafta içi belli saatlerde turizm bahanesi ile gayrimüslim grupları Aksa Avlusu'na sokmaktadır. Bu grupların içinde aşırı fanatik Yahudiler de yer almaktadır. Bunlar avludaki ziyaretleri sırasında kutsal olarak gördükleri bu mekândan taş toprak kaçırmaya çalışmakta, Müslüman görevliler bunlara müdahale ettikleri takdirde İsrail askerleri tarafından tutuklanarak götürülmekte ve nihayetinde haftalarca avluya girememe cezası ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Her din mensubunun bu avluya girip gezebilmesi bakımından ilk etapta bir problem yokmuş gibi gözüküyor. Ancak unutulmamalıdır ki bahsedilen mekân Kur'an'da geçen, Allah'ın kendisine ayırdığı iki önemli araziden biridir ve Müslümanlar tam 1500 yıldır burayı yönetmekte ve ibadet etmektedir. Bugün İstanbul'da herhangi bir sinagogun kapısına gidip içeri girmek istediğinizde bakın bakalım sizi içeri alacaklar mıdır? Haftalar öncesinden izin başvurusunda bulunmanız gerekecektir. Orası onların dini mekânıdır ve izin vermemekte ya da belli kurallar koymakta serbesttirler. Aynen öyle de, asırlarca Müslümanlar tarafından yönetilmiş ve üstündeki yüzün üzerinde İslami yapı ile rengini, kime ait olduğunu belli eden bu avlunun sahiplerine ve inançlarına saygı duyulmalı, bu pervasızca hareketlerden kaçınılmalıdır.
Sayfa 37
Alıntı
Hem ahlaki güzelliği, yumuşak huyu hem de birçok konuya vâkıf olması her mevzuda aranan kişi olmasına sebep oldu. Şeddâd bin Evs(ra) ilminin yanında ibadetiyle de göz dolduruyordu. Yatağına uzandığında tefekküre dalar, Allahu Teâlâ’nın rahmetiyle birlikte azabını da hatırlar, “Ya Rabbi! Cehennem ateşini düşündükçe uykum kaçıyor” derdi.
Sayfa 27
Edebiyat
Hz. Ömer döneminde İran ve Roma üzerine yapılan seferlere katılmak için Medine'den ayrılmıştır. Hatta o günlerde Mısır'ın Fethi ile meşgul olan Amr ibni As, Hz. Ömer'den yardım istediğinde, Hz. Ömer kendisine dört kişi göndermiş, "Bu isimler ordulara bedeldir" demiştir. Ubâde bin Sâmit Zübeyr bin Avvâm Mikdâd bin Esved Mesleme bin Muhalled
Sayfa 25
Edebiyat