Okul harici zamanlarını da cömertçe ögrencileriyle birlikte geçiren Mahir Hoca, samimi ve fedakâr tavrı, iyi niyeti karşısında hayrete düştüğünü gören öğrencilerine, "Sizler benim
talebemsiniz evladim! Bir hoca için talebe, evlattan daha evladır. En hayırlı vâris talebedir. Evlat, idealini suistimal edebilir ama talebe etmez. Senin amel-i sâlihini evlattan ziyâde talebe devam ettirir. Allah muhafaza buyursun, evlat hayırsız çıkabilir ama talebenin hayırsız çıkma ihtimali daha azdir." şeklinde âdeta ögretmenlik manifestosu olacak şekilde cevaplandırmıs, öğrencilerine olan yaklaşımını çok net bir sekilde
ortaya koymuştur.
12 Mart 1971 muhtırasından sonra emekli olan; fakat yine de fakültelerde derslere giren hocalara tebligat yapılır. Derslerini ücretsiz devam ettireceklerse derslere
girmeleri, aksi takdirde evlerine dönmeleri gerektiği söylenir. Bunun üzerine Mahir Hoca, ders senesinin sonuna kadar ücret almadan derslere gireceğini
söyleyerek talebelerini kendisinden mahrum bırakmaz.
Omelas'ı Bırakıp Gidenler sayfa sayısı bakımından oldukça kısa olmasına rağmen, etkisi birçok romanın bıraktığından daha derin olan bir öykü. İlk okunduğunda birkaç sayfalık bir ütopya tasviri