Eşe Topak Çakır

Eşe Topak Çakır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·169 syf.·
2026 18. kitabı
İdris Topçuoğlu
8.1/10 · 394 okunma
Reklam
Okul harici zamanlarını da cömertçe ögrencileriyle birlikte geçiren Mahir Hoca, samimi ve fedakâr tavrı, iyi niyeti karşısında hayrete düştüğünü gören öğrencilerine, "Sizler benim talebemsiniz evladim! Bir hoca için talebe, evlattan daha evladır. En hayırlı vâris talebedir. Evlat, idealini suistimal edebilir ama talebe etmez. Senin amel-i sâlihini evlattan ziyâde talebe devam ettirir. Allah muhafaza buyursun, evlat hayırsız çıkabilir ama talebenin hayırsız çıkma ihtimali daha azdir." şeklinde âdeta ögretmenlik manifestosu olacak şekilde cevaplandırmıs, öğrencilerine olan yaklaşımını çok net bir sekilde ortaya koymuştur.
Sayfa 103·Kitabı okudu
12 Mart 1971 muhtırasından sonra emekli olan; fakat yine de fakültelerde derslere giren hocalara tebligat yapılır. Derslerini ücretsiz devam ettireceklerse derslere girmeleri, aksi takdirde evlerine dönmeleri gerektiği söylenir. Bunun üzerine Mahir Hoca, ders senesinin sonuna kadar ücret almadan derslere gireceğini söyleyerek talebelerini kendisinden mahrum bırakmaz.
Sayfa 103·Kitabı okudu
"Geçti mâzi çekme istikbâle gam Gün bu gün, saat bu saat, dem bu dem"
Sayfa 90·Kitabı okudu
Puan vermedi·40 syf.··
2026 17. kitabı
Omelas'ı Bırakıp Gidenler sayfa sayısı bakımından oldukça kısa olmasına rağmen, etkisi birçok romanın bıraktığından daha derin olan bir öykü. İlk okunduğunda birkaç sayfalık bir ütopya tasviri gibi görünse de, satırlar ilerledikçe okur kendisini felsefi, ahlaki ve vicdani bir sorgulamanın içinde buluyor. Bu nedenle Omelas, yalnızca bir öykü değil; insanlığın adalet anlayışına tutulmuş bir ayna olarak değerlendirilebilir. Kusursuz Bir Dünyanın Kuruluşu Öykü, Omelas adlı bir şehirde düzenlenen coşkulu bir festivalle başlar. İnsanlar mutludur, çocuklar güler, müzikler çalar, şehirde savaş, açlık, baskı ya da korku yoktur. Ancak burada dikkat çekici bir anlatım tekniği vardır: Ursula K. Le Guin, Omelas'ı ayrıntılarıyla tarif etmek yerine sık sık okura dönerek şehrin eksik parçalarını onun hayal gücüyle tamamlamasını ister. Bu yaklaşım tesadüf değildir. Çünkü Omelas belirli bir şehir değildir. Okurun zihninde şekillenen, onun "mükemmel toplum" fikrini temsil eden bir semboldür. Her okur kendi Omelas'ını kurar. Böylece öykü yalnızca kurmaca bir şehri değil, okurun değerlerini de anlatmaya başlar. Hikâyenin Kırılma Noktası Festival görüntülerinin ardından okur sarsıcı gerçekle karşılaşır. Şehrin bütün mutluluğu, karanlık bir odada tek başına yaşayan bir çocuğun acısına bağlıdır. Çocuk kir içindedir, açtır, sevgiden yoksundur ve insanlık dışı koşullarda yaşamaktadır. Dahası, herkes bu durumdan haberdardır. Omelas'taki her birey büyüdüğünde o çocuğu görür ve şehrin mutluluğunun bedelini öğrenir. İşte öykünün asıl gücü burada ortaya çıkar. Le Guin okura şu soruyu yöneltir: "Eğer binlerce insanın mutluluğu tek bir masumun acısına bağlıysa, bunu kabul eder miyiz?" Bu soru teorik olarak kolay görünür. Çoğu insan "Hayır" cevabını verir. Ancak yazar, mutluluğun,
Omelas'ı Bırakıp GidenlerUrsula K. Le Guin · İnka Kitap · 2026253 okunma
Reklam