Ölümü hatırlamaya dayanamıyoruz. Mezar taşları bile aynı şeyi anlatıyor.Altta yatanın "öldüğü" asla yazılmaz; hep "göçtü" veya "ebedi uykuya daldı" denir. Eskiden öyle değildi. Kilisenin avlusu kasabanın tam ortasındaydı;oradan her gün geçer,dedenizin gömülü olduğu yeri görür ve bir gün oraya sizin de gireceğinizi bilirdiniz.
Bir insanın kalbi durunca öldüğünü söyleriz.Bana biraz keyfi geliyor bu.Belki insan asıl beyni durunca ölüyor, yeni bir düşünceyi idrak etme gücünü yitirince.
Bir harfle öldürebilir bir insan bir insanı tek bir "m" harfiyle demek. Omurgasını üzerinde hiç et kalmadan çıkarabilir! "Kendini koruyanlarla kendini ateşin içine atanlar aynı hızda yaşlanmıyor bana sorarsan."