Yağmuru beklemeye başlarsınız, bir yağsa herşey yeniden başlayacaktır, ama yağmaz o yağmur. Bir yıl, beş yıl, on yıl. Bir de bakarsınız ki beklemek bir din, bir ibadet olmuştur, sanki onunla doğmuş gibisinizdir, adınız kadar size aittir.
Her edebiyatın bir mevsimi vardır. Kış geceleri büyük Rus romanlarına, yaz ayları Amerikan öykülerine, sonbahar tek başına Edip Cansever' e, ilkbahar ise Fransız klasiklerine ayrılmalıydı.
Heyy! Sevgili dostlar Uzakdoğu topraklarından Kültür Devrimi sonrası kırıntılarının yaşandığı zamandan sesleniyorum size.
Sözlerime kulak verir misiniz? Bakın ne diyorum; Burası mezarı olmayan ölülerin diyarı. Sözüm ona ki dünya gezegeninde nasıl yoksullar en dibi görüyorsa öldükten sonra da yoksulsan ve kimsen yoksa, mezarın da yoksa bir hiçsin dostum. Kendin gibi insanlarla adaletsizliğin en dibini de burada yaşıyorsun demedi deme...
İnsanoğlunun dedikleri doğru,
Şöyle ki istediğin zaman cennet tarafına geçebiliyor oranın bütün nimetlerinden faydalanabiliyorsun. Başka bir husus da dünya gezegeninde tanıdıklarınla karşılaşabiliyorsun. Dünya çilelerini o gezegende bırakıyorsun.Maddecilik sıfır düzeyde söyleyim. Maneviyatlık ise üst düzeyde. Hele bir de benim gibi mezarı olmayanlarla bir aradaysan...
Yedi gün dinen önemli.Çünkü yedinci gün kutsal kitapta geçtiği gibi Tanrı dinlenmeye çekilmiş artık da ondan. Ben de sana yedi günü mü anlatıyorum. Her gün bir olay,her gün bir kaos...
Beni dinlerken ölmeden önce ki zamanımı da anlatıyorum sana. Karşılaştırmayı çok rahatlıkla yapabilirsin.
Beni vücut haline getirip sizin karşınıza hayallerinize getiren canım yazar hayatımın talihsizliklerle başlayıp talihsizlikle devam eden ömrümü anlatırken zaman ayarlamasını o kadar başarılı yapmış ki su gibi okuyorsunuz hayatımı. Satırlarda gezerken kelimelerin gücünü,dönemde ki devletin başındakileri eleştirmesini, vicdansızlıkları, insanlık dışı davranışları okurken kendinize yakın da hissedebilirsiniz belki. Kimbilir siz de ülkenizde aynı durumları yaşıyorsunuzdur belki de...
41 yaşında bu dünyaya göç eden ben ölenlerle beraber sonsuz bir yaşam olduğunu hissediyorken aslında başka bir bedene girip tekrar dünya gezegenine geçmeyi bekliyoruz aslında.
Şunu bütün samimiyetliliğimle