Bu soru aklıma arada sırada takılıyor.Neden kitaplarda karşımıza çıkan o ince ruhlu,kibar,hayalperest, içinde yaşama sevinci olan karakterler gerçek hayatta rastlanması imkansız bir mucize gibiler ?
Hani o insanlar vardır ya...
Seni gerçekten dinlediğini hissettiren,konuşurken kelimelerini özenle seçen,bir hediye seçerken manevi değerini de önemseyen ve karşıdakini incitmemek için cümlelerini yumuşatan,hedefleri,hayalleri,umutları olan insanlar. Kitap sayfalarında çokça rastladığımız fakat günlük hayatta pek karşımıza çıkmayan türden.
Eğer bu tarzda tek bir insan tanıyorsanız bile bence çok şanslısınız.İnsana iyi hissettiriyorlar.İnsanı değerli,fikirlerini gerekli ve hayatı zevkli hale getiriyorlar.
Keşke dünyada böyle insanların sayısı çoğalsa.
Keşke nezaket bir seçenek değilde bir zorunluluk haline gelse.
Keşke herkes birbirine kitap karakterlerinin gösterdiği hassasiyeti gösterebilse.
Şimdi düşündüm de belkide bu yüzden biz okurlar kitabın sayfalarını dikkatle okurken, kitap okurken saatin nasıl geçtiğini fark edemezken,kitaba kendimizi de katarken,kitabın sonunda ağlarken yada okurken suratımızda oluşan küçük ama çok şey anlatan tebessüm belirirken buluyoruz kendimizi.Kim bilir belkide bu dünyada bulamadığımız hassasiyeti kitap karakterleri ile yaşadığımız için.Bu özene, içten ve masum sevgiye ihtiyaç duyduğumuz için okuyoruzdur kitapları...