......
Arkasından bakakaldım. Git bakalım eski dostum. Cenab-ı Hak saadetini artırsın..
Bacaktaki huzursuzluk artınca ben de kalktım. Ne olacak bu halim?
"Aşka istidadın olsun dilrübadan çok ne var!.."
Şair şöyle diyor:
"Babalar paltolardır; gri, yeşil, lacivert..
Her pederin pederi yüreğine dert.."
Öyle. Babaların paltoları kokusu ile hatırlanır. Çünkü çocuk babaya koştu mu, paltosunun içine saklanır. Kimi tütün kokar, kimi yün. Benim babam hastane kokardı..
Huzursuz BacakMustafa Kutlu nun okuduğum ilk kitabı. İsmi biraz itici gelsede hikayesi bizden birileri gibi, sıcak, samimi, içten. Memleketinin dertleriyle dertlenen çare arayan bir adam..
Yurtdışından ülkesine dönen Ömer Faruk bıraktıklarını umduğu gibi bulamamıştır. Eski arkadaşları, eski mahallesi herşey değişmiştir. İstediği işi bulamaz. Babasının çiftliğine gitmeye karar verir.
Kısa ve hoş bir hikaye. Okuyun, okutun. Herkese bol kitaplı günler, keyifli okumalar dilerim..
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan..
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce yol alır,
Sallanmaz o kalkışta ne bir mendil ne de bir kol..
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli..
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu,
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu..
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler..
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinde,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden..
Yahya Kemal Beyatlı