📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şimdi ne yapmalı ?Cehennemi bir hayat içinde kalan hayata nihayetine kadar tahammül mü etmeli ?Hayatın maksadı mahvolursa yaşamakta ne lezzet vardır .?
Camus, Veba’yı yazdığında temel meselenin şehri kuşatan değil bizi içten içe çürüten veba olduğunu düşünüyordu. Ona göre, salgın günlerinde insanda takdir edilecek şeyler kınanacak şeylerden daha fazlaydı. ‘Kışın ortasında, içimde mağlup edilemez bir yaz olduğunu fark ettim’ diye yazacaktı.
Yaşadığımız şu salgın günleri bize günlük hayatın nasıl olup da birden tepetaklak olabileceğini gösteriyor. İşlerini, sağlık ve sevdiklerini kaybedenler, bugün çok daha zor bir güne uyandılar. Endişe kol geziyor. İçimizi kemiren sorular: Dünya eğer asla bir daha aynı dünya olmayacaksa ne yapacağız biz? Bu buhrandan güçlenerek çıkabilir miyiz? Bizi biz kılan alışkanlıklarımız buharlaşıp gittiğinde bizden geriye ne kalacak? Tutunabilecek miyiz bu yeni tekinsiz dünyaya? Cesaret, bir düşünüre göre, ‘yokluğa karşı varlığı savunmaktır’. Çantada keklik saydığımız pek çok şeyi kaybettik, şimdi geriye yaslanıp yaşadıklarımıza yeni bir anlam vermek zorundayız. Varlığı savunmak: Dünyaya, dostlarımıza, insanlara anlamlı ve değerli bir şeyler sunabilmek. Bizi zorlayan durumlar kendimizi yeniden keşfetmemizi ve bizim için neyin önemli olduğunu gözden geçirmemizi sağlar. Istırap ve bozgun bize öğretir. Her yenilgide vaktini bekleyen bir zafer narası saklıdır.
Ani krizler hayatlarımızın dengesini alt üst eder. Bize kaderden sığınacağımız bir saçak altı bırakmaz birden bastıran sağanak, ansızın kopan fırtına. Varlığımızın özüne yönelik bir tehdit söz konusudur, bir virüs salgını işte bizi ekin gibi biçer, günübirlik hayatın alışkanlık ve düşünme biçimleri artık işe yaramaz.
Felaketleri nasıl özümsediğimiz, onlardan hangi dersleri çıkardığımız ve onları nasıl aşacağımız bizi insan olarak büyütecek seçimlerle olur. Geçiş ve dönüşümler olmadan insan hayatı durgunlaşır, insan gelişimi duraklar. Ama