Yunus, zihinsel iletişim kurabildikleri ilk yaratık olmuştur ve yaşamın özgürlük ve neşe anlamına geldiğini yunuslardan daha iyi hangi hayvanlar anlatabilir ki? Bu insanlara, yarışmanın, yenilenin, yenenin olmadığını, her şeyin eğlence amacı taşıdığını öğreten bu oyun ustası hayvanlar olmuştur.
Örümcekten alınan ders, asla hırslı olunmaması gerektiğidir. Örümcek, gereksinim duyulan nesnelerin aynı zamanda bir güzellik ve sanat yapıtı da olabileceğini gösterir ve kendi kendimizi fazla sevmememiz gerektiğini de öğretir.
Eğer bir kişi yedi yaşındaki inançları ile otuz yedi yaşında kendini hâlâ iyi ve mutlu hissedebiliyorsa, bu kişi ömrünü boşa harcamış demektir. Eski düşüncelerden, alışkanlıklardan, inançlardan ve sırasında eski arkadaşlardan sıyrılmak gereklidir. Bir şeyleri arkada bırakıp yürüyebilmek insanlar için güç bir derstir ama yine de yermek gerekmez. Bu onun için sadece bir zorunluluktur. Yenilikler, ancak onlar için yer açtığınız zaman yaşantınıza girebilirler.
Söylediklerine göre, bizi izlemeyi sürdüren kahverengi şahin, insanlara dünyayı sadece önümüzde çıkanla sınırlandırmamayı öğretiyordu. Bizler de havalanıp dünyaya yüksekten bakabilseydik, çok daha geniş bir bakış ve görüş açımız olabilecekti. Mutantların çöllerde ölmelerinin nedeni olarak suyu görememelerini gösterdiler; bu nedenle öfkelenip umutsuzluğun tuzağına düşen mutantlar duygusal nedenlerle doğaya yeniliyorlardı.
Gerçek İnsanlar Kabilesi bizlerin hastalıklar karşısında rastlantısal kurbanlar olmadığımızı, fiziksel bedenin bizlerin sonsuz bilinç düzeyimizin bireysel bilincimizle iletişim kurması için tek yol olduğuna inanır. Bedenin işlevlerindeki bir yavaşlama, çevremize şöyle bir bakmamıza ve iyileştirmemiz gereken gerçekten önemli yaralarımızı incelememize olanak sağlar: hasar görmüş ilişkiler, inanç sistemimizde oluşmuş boşluklar, korku tümörleri, Yaratıcı’ya karşı duyduğumuz kuşkular, bağışlama yetimizi yitirmemiz ve bunun gibi nedenler söz konusu olabilir.