Doğru ya, işin nesi bu kadar matah ki böyle yaygara kopuyor? Çalışamama endişesi yerine, geçimimizi sağlayamama endişesi duymamız gerekmiyor mu? Demek istediğim, hükümetin asıl görevi çalışma alanı yaratmak değil, halkının geçimini sağlama yöntemi bulmak değil mi?
"Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz."
"Bir yetişkinmişim gibi yaşıyordum ancak aslında yetişkin değilmişim. Annemin tek sözüyle alaşağı olmuş durumdayım. Göremediğim bir engelle karşılaşmış gibi hissediyorum. Sorun şu ki, ayağa kalkabileceğimi biliyorum ama kalkmalı mıyım onu bilemiyorum. Ya ailem hayal kırıklığına uğrarsa, ya bundan sonra da onları memnun edemezsem diye düşünüp duruyorum. Yani ayağa kalkıp kendi yoluma devam etmem aileme karşı suç işliyormuşum gibi hissettiriyor."