Bazı kitaplar vardır, ilk başta ismi sizi kendine çeker ve bir şans vereyim ya ne olacak sanki diye düşünüp kitaba başlarsınız. Kitapta beğendiğiniz, sizi etkileyen ve altını çizdiren onlarca da cümleye rastlarsınız. Bu kitap benim için tam da öyle bir kitaptı. Uzun zamandır karşıma çıkan, isminin ilgimi çekmesiyle başladığım ve profilimin birçok alıntısına ev sahipliği yaptığı bir kitaptı kısacası. Lakin beklentini karşıladı mı, onlarca alıntısını paylaştığın kitabı beğendin mi? diye sorarsanız tüm o alıntılara rağmen hayır diyeceğim maalesef.
Kısa bir kitaptı "Bir Kürt Sevdim" iki gün bile denmeyecek bir sürede bitirdiğim ve yalan yok birçok cümlesini de beğendiğim bir kitaptı ama bütüncül bir bakış açısıyla baktığımda beni oldukça öfkelendiren ve siz ne saçmalıyorsunuz diye bas bas bağırmak istediğim bir kitaptı maalesef. Baş karakterimiz Gülşah Batılı bir Türk kızı, Şahin ise bir Kürt erkeği. İkisinin arasında dillere destan bir sevda var sözde, ikisi de kör kütük aşık birbirine. Gülşah her ne kadar Şahin'in bir Kürt olmasının aralarında bir sorun olmayacağını iddia etse de kızımızın ailesi onu şaşırtarak Şahin'i kesinlikle istemiyor ve Kürtlerin terörist olduğunu savunuyor. Şimdi diyeceksiniz ki e Gülşah'ın dillere destan bir aşkı var. Tabii ki savunmuştur Şahini, aklı başında bir kadın olarak elbette ailesini döndürmüştür bu hatasından. Hani çok seviyorlar ya birbirlerini Şahinle, bunun da üstesinden gelmişlerdir herhalde. Sizi şaşırtarak söylüyorum ki hiç de öyle olmuyor. Babası Şahin ve ailesini aşağılayadursun Gülşah ağzını açıp tek kelime etmiyor, Şahin de o sevdiği Gülşah'ını bırakıp çekip gidiyor. Eeee nerede sevdanız diyecek olursanız dinleyin şimdi.
Hani çok seviyor ya Gülşah Şahini, tüm benliği o oluyor. Şahin için sürdürüyor tüm yaşamını, Şahinle