“Zamanımı ne yaparak geçirdiğimi sanıyorsun? Birilerini öldürüyorum. Başkalarına birilerini öldürmelerini emrediyordum. Birilerini öldürsünler diye insanları eğitiyorum. Ölsünler diye birilerini baltalayıp sabote ediyorum ve tüm bunları senin yüzünden yapıyorum. Her kelime. Her hayat. Hepsi senin yüzünden.”
"Nefret ve acıyla dolu bir dünyada yaşıyoruz, karanlık zamanlardan geçiyoruz ama ararsan hâlâ bulabileceğin sevgi ve ışık da var. Tanıdığın herkes hem iyi hem de kötü olma potansiyeline sahip. Birisinin doğrusu, başka birisinin yanlışı da olabilir. Güzellik ve kusursuzluk gibi sahte fikirlere gereğinden fazla önem yükleyen bir toplum yarattık. Dünya klon gibi davranan insanlarla dolu; hepsi belli bir şekilde görülmek ve duyulmak istiyor. Küçük ekranlarda kendilerini başkalarıyla durmaksızın kıyaslamakla öyle meşguller ki daha büyük resmi göremiyorlar. Ben dünyayı değiştiremeyeceğimi kabullendim ama eşsizliğin korkulacak ya da hor görülecek değil, kutlanacak bir şey olduğuna inanıyorum. Hayat hem güzel hem de çirkin, bizim de madalyonun iki yüzüyle birden yaşamayı ve karanlıktaki ışığı görmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Dünya Güzel Çirkin, ilişkiler Güzel Çirkin, insanlar Güzel Çirkin. Bunu anlamak hayatı yaşamayı kolaylaştırıyor."
Bir insanın acı çekmesi, boş bir odadaki gazın davranışına benzer. Boş bir odaya belli bir miktarda gaz verildiği zaman, oda ne kadar büyük olursa olsun, gaz odanın tamamına yayılır. Ne kadar küçük ya da büyük olursa olsun, acı da insanın ruhuna ve bilincine tamamen yayılır. Dolayısıyla insanın çektiği acının "büyüklüğü” kesinlikle görecelidir.