İç yaşamımız bize tek değil çok olduğumuzu, tek varlığımızın aslında el ele tutuşmuş sayısız varlık olduğunu açıklıyor. " Ben daha önce burada bulunmuştum," dediğimizde belki de asıl söylediğimiz, " Ben şimdi buradayım," dır, ama başka bir zamanda , başka bir yaşamda, başka bir şey yaparak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sahip olamadığı bir yaşam üstüne dile getiremeyeceği hayallere dalmış olan bir erkek ya da bir kadın, birden düz bir duvarda bir kapıyla karşı karşıya gelir. Bu kapıyı açar. Kapının ötesinde o hayat ve o hayatı doğal karşılayan bir erkek ya da bir kadın vardır. İlle de bir şeylere sahip olma isteği değildir söz konusu olan, belki de tam tersidir, ama gizli bir yaşam serilmiştir gözler önüne. Aranan gerçek yuva budur işte ve o kişi, sevilenin ta kendisidir.
Bence, her şeyden çok değişiklik ihtiyacında olanlar aşık olmayı seçiyorlar, sonra da kollarını semaya kaldırıp tüm suçu kadere yüklüyorlar. Oysa suçlu olan kader değil -yani kader bizim dışımızda bir şeyse eğer. Bence, geceler boyu süren özlem sonucu yapılan bir seçimdir aşk.
"Aşkı uyandırmak olasıysa, engellemek de mümkün olmalı."
"Hiç de öyle değil," dedi adam. "Çünkü herkes aşka yatkındır. Uyandırmak kolaydır ama kendi kendine sona ermedikçe yok etmek imkansızdır."