Herkese selam, bu incelemede hain mührü serisinden bahsedeceğim. Kitabın konusunu her yerde bulabilirsiniz o yüzden konusunu geçeceğim. İlk hissettiklerimden bahsetmek istiyorum. Gerçekten harika bir deneyimdi. Yazarın dili anlaşılabilirdi ve öyle basit bir dil de seçmemiş, betimlemeleri olsun, karakterlerin neyi nasıl hissettikleri olsun her şeyi mükemmel dile getirmiş Teşekkür kısmında kendine acemi yazar demiş ama kesinlikle katılmıyorum çünkü usta yazar gibi bir iş çıkarmış. Övgü Deveci Safi Konu bakımından, mantık çerçevesi açısından, oluşturduğu evren açısından, karakterlerin düşünceleri, hissettikleri, karakterlerin gelişimi açısından her şey mükemmeldi. Evrenin bu kadar detaylı ve mantıklı olmasını beklemiyordum açıkçası, Türk yazarların kitaplarını alırken biraz çekiniyorum. Çünkü beklediğim gibi olmuyor genelde. Ama bu seriyi var ya iyi ki almışım. Oluşturduğu evren yüzeysel değildi bu çok hoşuma gitti. Farklı karakterleri okurken ilk bir zorlandım çünkü tek bir ana karakter yoktu ama alıştıktan sonra o kadar sardı ki hemen tekrar o karakterin gelmesini bekledim.
Burdan sonrası SPOİ olabilir ama açıkça anlatmayacağım.
En sevdiğim karakter kesinlikle Lunu ve Hodbin oldu. Aşırı komik ve eğlencelilerdi. Birbirleriyle dalaşmaları falan çok tatlıydı onları okurken çok mutlu oldum. VE KESİNLİKLE BİRBİRLERİ İÇİN YARATILMIŞLAR. Offf çok tatlılardı. Lunu’nun içten içe Hodbini kendine benzetmesi ve ilk rakip olsalarda sonrasında güvenebileceği bir liman olduğunu farketmesi. Hodbin’de ayni şekilde Lunu’nun zayıf gözüküp ama zekasıyla insanları hayrete düşürmesi onu asla hafife almayışı. İkisinin de bencil, çıkarcı olamasına rağmen birbirlerine defalarca yardım edip birbirlerine güvenmesine kalbimi bıraktım var yaa. Hodbinin, Lunu’ya ilk kez adıyla hitap ettiği yer çok
Öncelikle distopya ve fantastik en sevdiğim evren. Bu kitabın ilk filmini izlemiştim. Ama kesinlikle söylemek istediğim bir şey var ki kitabı mükemmel. Çok akıcı bir şekilde ilerliyor, okuru asla yormuyor, her şey mantık çerçevesi içerisinde. Bazı yazarlar kitap evreni oluştururken kafaları karışıyor, o evreni asla okura yansıtamıyor. Bu kitapta, evren o kadar iyi anlatılmış ki bayıldım. Tek sinir olduğum şey kitabın şimdiki zamanında yazılmış olması. Okurken geçmiş zamanı, gelecek zamanı her şeyi şimdiki zamanla veriyor yazar. Bu yüzden odaklana kadar okur zorlanıyor. En azından ben zorlandım adfafafsf. Karakterlerin iletişimi, birbirleriyle olan etkileşimleri, özellikle ana karakter olan Beatrice ve Four’un arasında geçenler, digologları vs harikaydıııı. Ama bazı garip bulduğun sahnelerde vardı. Mesela onlardan biri şuydu, Beatrice birinin öldüğünde ya da yaralandığında garip tepkiler veriyordu. Mesela gülmek gibi veya o kişinin hakkında daha kötü bir şey istemek gibi falan. Belki birazcık daha dövüş sahneleri olabilirdi mesela eğitmenleri ile dövüş sahneleri falan olabilirdi. Ama Bunlar haricinde çok güzeldi, her şey çok yerindeydi. Kesinlikle ikinci ve üçüncü kitabı da okuyacağım. Veronica Roth Umarım Bu incelemenin size de yardımı olur ve kitabı okursunuzz Uyumsuz .
Her şey O kadar hızlı olup bitti ki yazar sanki geçiştirmiş gibi anlatmış.100 sayfa falan zaten gereksizdi ve sadece karakterlerin iletişimini anlayalım diye yazılmış sahnelerdi ama onda da tam anlamıyla kafa karıştırıcı bir sürü olay vardı. Selin Solaris Ben özellikle bu kitabı okurken her şeyin çok hızlı olduğunu düşündüm. Başrol kız asla durmuyor yani sürekli bir işi var bir yere gidiyor bir adam öldürüyor. Sanki bu kadar kolay aq. Aynı zamanda başrol kızın karakterini de anlayamadım. Çünkü İnsanlara bir sıcak davranıyor, bir çok soğukkanlı davranıyor, bir çok neşeli davranıyor ve bir çok cool ya da seksiymiş gibi Davranıyor. Çok çeşitli karakter olunca diğer özellikler birkaç beden büyük olmuş. Yani insanın bir karakteri olur okurken buna çok sinir oldum. Ve evren de yok. Yok bir büyücü çıkıyor ortaya. Yok bir canavar çıkıyor neymiş leş yiyen canavarmış, Yok bir anahtarcı, Yok cadı gibi bir şey çıkıyor yaşlı kadın. Ütopik bir kitap havası veriyor ama işin içinde o kadar fazla şey var ki insan okurken anlam veremiyor.Sanki şey gibiydi bütün fantastiklerin konusunu alayım ve yeni bir fantastik kitap oluşturayım gibi bir şeydi. Toptan satıcı değil toptan fantastik adfsfagsf. Aslında iyi yazıldığında kitabın konusu güzel gibi yani anladığım kadarıyla. Suikast akademisi olayı mesela hoşuma gitmişti. Yada krallık için verilen görevleri yapmaya hazır suikastçılar. Bu tür konuları olan kitaplar baya heyecan verici ve akıcı oluyor.Fakat bu konu daha detaylı incelenebilirdi. Gereksiz yerleri çok uzatmış, gerekli olan yerleri asıl öğrenmek istediğimiz kısımlar çok geride kalmış. Dövüşürken teknik bilgileri vermesi de güzeldi. Ama o kadar basit ve düz yazılmış ki… Karakterler de kötüydü, arkadaşlıklar zaten çok saçma bir şekilde kuruldu. Karakterler arasında bağ yoktu. Kant ve