Bazen, büyük yıkılış anlarında hemen hemen her şeye kayıtsız olurdu. O zamanla her şey, herkes, her hadise onun için birdi. Böyle zamanlarda eğer iradesiyle silkinmezse, hususî bir vaziyet almazsa kül rengi bir boşluk içinde yüzüyor, sanırdınız.
Sayfa 34 - Dergah Yayınları 16. Baskı Eylül 2016·Kitabı okuyor
Bundan otuz, kırk sene evvel insanlar, sadece iş ve eğlence için bir araya gelmezdi. Hatta asıl birleştirici olan şey, bunlar değil ibadetti. İman dediğimiz duyguyu içinde duysun veya duymasın herkes evinden çıkarken onun kisvesine bürünürdü. İman, sadece bizi Allah’a bağlayan bağ değil, müşterek kıyafet, yüz ifadesi, muaşeret şekli, hülasa cemiyet hayatında nezaket ve merasim dediğimiz şeylerin, yani karşılıklı münasebetlerin tek kaynağıydı. Onu içlerinde gereği gibi bulamayanlar, yahut onun emirlerine gereği gibi itaat etmeyenler de sanki her evin taşlığında veya çatının yanıbaşında küçük bir dolap varmış gibi onun hallerini, o kendinden geçme, çok yüksek bir varlığa bağlama ve tevekkül maskesini yüzlerine geçirmeden dışarıya çıkıp insanların içine karışmazlardı.
Sayfa 22 - Dergah Yayınları 16. Baskı Eylül 2016·Kitabı okuyor