Esra

"Güneşi gören gözler yok oluveriyor günün birinde! Uyuyanla ölü aynı şeydir; ölümün resmini çizen çıkmamıştır, ne var ki insan, var olduğundan beri [..]nin tutsağıdır hep. Günün birinde [...]. Toplandı Büyük Tanrılar, Anunnakiler, Yazgı Tanriçası Mammitu yazgıları belirledi onlarla birlikte; hem yaşamı verdi biz insanlara, hem de ölümü, ama ölümün zamanını vermedi."
Sayfa 104·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Evler kurmuyor muyuz her zaman, anlaşmalar yapmıyor muyuz her zaman, mal bölüşmüyor muyuz her zaman, düşmanlık mı yok ülkede her zaman, deniz kabarmıyor mu her zaman, dalga götürmüyor mu her şeyi?
Sayfa 104·Kitabı okudu
Ne geçti eline kendini böyle hırpalamaktan, tükenmekten, acı çektirmekten kendine, etlerini üzüp, sızlatıp uzak ölümünü yaklaştırmaktan? İnsan soyu kırılmalı hep sazlıktaki bir kamış gibi! Ne seçkin kızlar, ne seçkin delikanlılar götürüldü, bir düşün, ölümün eliyle, ölüm ki hiç kimse görmemiştir onu, ölüm ki yüzünü görmemiştir hiç kimse daha, sesini duymamıştır hiç kimse; insanları kırıp geçiren acımasız ölüm!
Sayfa 103·Kitabı okudu
"..yazgı gün yüzü göstermedi bana, tüketti beni, ben zavallıyı!"
Sayfa 103·Kitabı okudu
Bildiğim biri değil bu kişi, boşuna bakıyorum, bildiğim biri değil.
Sayfa 101·Kitabı okudu