Erkek kendisini sabah kahvaltısında ve akşam yemeğinde, olduğundan en az iki kat daha büyük görmezse nasıl karar vermeye, yerlileri medenilestirmeye, kanunlar yapmaya, kitaplar yazmaya, giyinmeye ve ziyafetlerde nutuk çekmeye devam edebilir?
Muhtemelen profesör kadınların aşağılığı konusunda biraz fazla vurguyla ısrar ederken onların aşağılığıyla değil kendi üstünlüğüyle ilgileniyordu. Hararetle ve çok fazla üstünde durarak koruduğu şey buydu çünkü bu onun için nadir bir mucevherdi.
Bu çok garip bir olguydu ve zihnim, zamanlarını kadınlar hakkında kitaplar yazarak geçiren erkeklerin hayatlarını canlandırmaya koyuldu; yaşlı mi yoksa genç miydiler, evli mi bekar mı, kırmızı burunlu mu yoksa kambur muydular-her durumda, yalnızca kötürüm ya da sakatlardan gelmediği müddetçe, insanın böylesine bir ilginin nesnesi olduğunu hissetmesi belli belirsiz bir biçimde pohpohlayıcıydı- bütün bu anlamsız düşünceler önümdeki masaya düşen kitapçığıyla sonlanana dek böyle düşünüp durdum.