Refet Efendi böylece biraz kendi reklamını yaparak, biraz nasihat ederek ama işin sonunu hep duvarda asılı cekete getirerek bitirir nasihat oturumunu. "İşte bugün sen dersen ki, baba ben okuyacağım ama şu kadar para lazım; ben daha şu duvarda asılı duran ceketi satarım okuturum. Siz yeter ki okuyun." Çocuklar duvardaki cekete bakarlar bir zaman. İçlerinden biri cesaret edip dese ki, yahu bu ceket kaç kuruş eder? Cevap verebilen olur mu, meçhul. Ama çocuklar babaları ceketsiz kalmasın diye mi, yoksa okumazlarsa aç kalacaklarını düşündüklerinden mi bilinmez, okumuşlardır güzelce.