Dünya ve zaman ayaklarımızın altından bir sel gibi akıyor, yere sağlam basmaya çalışıyoruz, bunun için sadece kendini bilmek çabası yetmez, bizi bilmek istediklerimizden gayrısına yönelten ne varsa onları unutmayı da öğrenmek gerekir.
Kendini bilmek belki de şeffaflık ve berraklıktan ziyade, bizi tevazu ve Şükran duyacağımız varoluşa taşıyan muazzam bir dikkat halidir. Bizi hayatla buluşturan ve konuşturan bir dikkat. "Neden hiçbir şey yok da bir şey var?" Mucizesine vereceğimiz bir cevaptır, belki de biz çok özel bir şeyin çok özel bir parçasıyızdır.
Bugünde yaşamak, bir bütünün parçası gibi hissetmeden, yüksüz ve değersiz bir yaşam sürmek, geçmişten bir zenginlik taşımamak, geleceğe devredeceği bir kıvılcıma sahip olmamak manalarında olumsuz çağrışımı olan bir ifade. Anı yaşamak ise, kişi olarak rolünü icra etmek için anın tek imkan olduğunu fark etmektir.