Bir kereliğine kendime pay çıkardığım için affedin, ama ahlaki zarafet Clara ile bende vardı. Clara Arapların en kötü kusurlarını bile anlamaya, Yahudileri kayırmamaya çalışır, ben de Araplara iltimas geçmez, Yahudilerin aşırılıklarını bağışlamak için çektikleri Uzak yakın eziyetleri hiç aklımdan çıkarmazdım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Clara'nın bana karşı çıkışı, Arapları daha fazla desteklememi, onları daha iyi anlamaya çalışmamı söylemek içindi; benim de ona itirazım varsa, dindaşlarına fazla sert davranmasından ötürü oluyordu. Tartışma hiç değişmiyordu. Üstelik bunda bir art niyet, komşuya yaranma hevesi yoktu, içten gelen, samimi bir davranıştı. İkimiz de kendimizi ötekinin yerine koyuyorduk.
Farklı bir dünya hayal etmek hoşumuza gidiyordu... Şaşkınlığımız kadar büyüktü umutlarımız da. Yarınlar ne kadar karanlıksa, yarından ötesi o kadar aydınlıktı.
Doğu Akdeniz'de bir kasırga patlayacaktı ve biz çıplak ellerimizi siper edecektik önünde! Durum harfi harfine buydu. Araplarla Yahudilerin on yıllar, belki yüzyıllar boyunca birbirine kıyacağına bütün dünyanın aklı kesmişti, İngilizler, Sovyetler, Amerikalılar ve Türkler kadere boyun eğmişti... Clara ile ikimiz ve bizim gibi bir avuç hayalperest hariç herkes.
Babamla aramdaki fark biraz da buydu. Bazen aynı şeyi düşünürdük, ama ben yanımdaki insanları incitecekse konuşmaktan kaçınırdım. Oysa doğru bildiğinden kuşku duymadan bodoslama dalardı... Hangisi daha iyiydi? Bugün, onun gibi davranmadığıma pişmanım. Ama hayallerindeki gibi bir isyankar olmayışımın sebebi de, güçlü bir sesin gölgesinde yaşamış olmamdır kuşkusuz.