Zira hükema demişler ki: "10 derviş bir kilimde uyurlar, iki padişah bir iklime sığamaz.". Allah adamı, bir ekmeğin yarısını yerse yarısını fakirlere verir. Bir padişah yedi iklime Malik iken diğer iklimi de zapt etmek arzusunda bulunur.
"kardeş, dünya kimseye kalmaz. Gönlünü cihanı yaratan Tanrı'ya bağla, İşte o kadar. Dünya mülküne itimat etme. Çünkü dünya senin gibi çok kimseyi beslemiş; sonunda öldürmüştür. Madem ki pak olan can çıkıp gidecektir, Ha taht üzerinde ölmüşsün ha toprak üzerinde..."
Araştırmalar, dini inançları olan kişilerin inanmayanlara oranla strese daha iyi dayandığını göstermektedir. Her şeyin bir sebepten ötürü gerçekleştiği fikri, karşılaşılan badirelerin önceden belirlenmiş ve bu nedenle de kontrol edilmiş olarak görülmesini sağlar. Maneviyat, her şeyin yoluna gireceğine dair rahatlatıcı bir his ve travmatik bir deneyim de dahi aranacak dersler olduğuna dair bir inanç verir. Dini ibadetlere katılmak da sosyal desteği beraberinde getirir.
Zihinsel olarak güçlü insanlar herkese memnun etmek zorunda olmadıklarının farkındadır. Gerekli durumlarda çekinmeden konuşurlar. Elbette nazik ve adil olmaya Özen gösterirler ancak insanların memnun etmediklerinde onların hoşnutsuzluğu ile baş edebilirler. Değişim sırasında güvendiğiniz insanlardan geri bildirim alarak ve eleştirileri değerlendirerek ilerlemek güvenli bir yoldur. Gelişmenin en iyi yollarından biri itimat ettiğimiz insanlardan geri bildirim istemektir. Dost acı söyler ve bizi imar eder.