Ofiste düşman yok; her gün birbirini gören, bazen aynı bazen farklı şeylere öfkelenen, şakalaşan, gülüşen, birbirlerine şikayetlerini anlatan, öfkelerini paylaşan, yönetimi üstünkörü de olsa çekiştiren, her gelen müdüre ise tek tek yağ çeken insanlar var. Bunun adına birlikte yaşam deniyor, ama birlikte yaşamın arkadaşlığı andırması ancak bir serap gibi olur. İtiraf ediyorum ki bunca yıllık ofis hayatımda Avellaneda benim ilk defa gerçekten muhabbet duyduğum kişi. Diğerlerinde ise gönüllüce seçilmemiş bir ilişkiyle, koşulların dayattığı bir bağla bağlı olmak gibi bir dezavantajlı bir durum söz konusu. Benim Muiioz'la, Mendez'le, Robledo'yla ne ortak yanım var ki? Buna rağmen zaman zaman beraber gülüyor, bir kadeh bir şey içiyor, birbirimize hoş görünüyoruz. Ama esasında her birimiz bir yabancıyız, çünkü bu tür yüzeysel ilişkilerde pek çok şeyden konuşulur ama bunların hicbiri hayati meseleler değildir, hiçbir hakikaten önemli ve belirleyici mevzu konuşulmaz. Bana kalırsa başka türlü bir yakınlığın önüne geçen şey iş. İş; yani bu devamlı sarf edilen çaba, bu bir tür uyuşturucu yahut zehirli gaz.