Yemin ettiğimizde artık iş bizimle kulun arasındaki bir mevzu olmaktan çıkar, bizimle Allah arasındaki bir mevzuya dönüşür. Eğer yeminin gereğini, imkan olduğu halde yerine getirmemişsen, bu yeminin hesabını Allah eninde sonunda sorar. Onun için yeminle verdiğimiz sözlere dikkat etmemiz boynumuzda bir vebaldir.
"O halde Allah'ım!
Bize acı, rahmetini değdir bize
Zalimleri gayrı boyun eğdir bize
Nîrânda İbrahim'e karınca olmak
Nemrut'a köpeklikten yeğdir bize..."
"Ey mü’minler topluluğunun yurdu! Biz de size katılacağız. Biz Allah’a aidiz ve biz O’na tekrar dönücüleriz. Siz büyük bir hayra nail oldunuz, uzun bir şerri geride bırakıp geçtiniz."
Zalim, zulmederken imtihandadır. Mazlum zulme maruz kalırken imtihandadır. Zalim mazluma zulmederken onları seyreden de imtihandadır. Zalim, o, gününü görecek. Mazlum, o, müfakatını alacak. Seyreden de eliyle, diliyle, kalbiyle durduğu yerin hesabını verecek ve aldığı konumun vebalini yüklenecek.