İnsanların birbiriyle bağ kurması böyle bir şeydir, tarih de böyledir. Özünde “devamlılık” denen eylem, tam da bu ritüeldir. İçeriği ne kadar rahatsız edici olup ona sırt dönmek isteseniz de bir parçanız olarak sizde devam edecektir. Eğer öyle olmazsa, tarihin ne anlamı kalırdı?
İnsanların, muhtemelen herkesin, unutamadığı bir durumu başkalarına sözcüklerle pek de iyi ifade edemediği, yüreklerine ağır gelen deneyimleri vardır, pek çoğu bunları tam dile getiremeden yaşar ve ölürler.
Zihnimde, “şöyle bir şey olmalı” diye canlandırmaktan başka şey yapamıyorum. Ancak bu tür deneyimler hafızada gözle görülmeyen bir yara açar, derinliği ve şekli değişse de ömür boyu gölgesinde yaşanılan bir şey olmaz mı?