Sünnet olurken binbaşı, evlenirken kaymakam, bıldırcın avlarken paşa olan bu adamların hem Yıldız Sarayı'nın duvarlarına, hem Avrupa'nın fikir mihraplarına arkalarını dayayarak göbeklerinin azametiyle kurulmaları, Adnan'ı kudurtuyordu.
Bu ölünün evinde insanlar ne kadar iyi yürekliydi. Bir curnalle tıbbiye talebesini Trablusgarp'a sürdüren adam bile bu cenaze çıkacak evde ne kadar masum yüzle oturuyordu.