30 yıldır aynı maymun kafesini gözlemleyen bilim insanı bıkkınlığı var üzerimde ,salak tiktok videoları, sürekli kitap okuyan ama sadece okuyan ,zerre beynini kullanmayan çakma enteller ,eski kelime dil fasistleri,fikrinin kölesi olmuş feminist yobazlar ,sözde laik primatlar ,kısa yoldan köşeyi dönmek için sınır tanımayan hırs küpleri ,kariyerine aşık olmus ,gözü işten başka bir şey görmeyen gönüllü köleler ,dünyanın en aptalca laflarını soykeyen soytarinin peşine takılacak kadar aklını kullanmayan o'cular bucular ,her gördüğü kadınla seks yapmayı düşünen neredeyse cinsellik için yaşayan sapiklar, futbol için birbirini döven angutlar ,sanatcı rolü yapan çakma sanatçılar, iki üç filozof ismi söyleyince kendini filozof sanan dallamalar ,tüccar olduğunu idda edip dolandıricilar ,makam mevki için alçalan ilkbal düşkünleri ,fenomen aşkıyla yanıp tutuşan z kuşağı mutessebusleri,şımarıklgi
ile bunaltan proje cocuklar ,caprisleriyle egolariyla dialog kurulamayan norveç prensesleri... Dünyayı bunlar üzerinden tecrübe ettigimi fark ediyorum ..Sonra tecrübelerimin neredeyse tamaminin zaten basimdan beri sağlıksız olduğunu düşünüyorum .yuzmillyonlarca yıllık bir surecin mikroskop diliminde lanet etmemin yersiz olduğunu görüyorum .Artik insanlığa bir tür olarak bakmayi becerebiliyorum .Yuzeysel nazirelerin kıskacında ilkel gudulerle hareket etmemenin bedelini mutsuzlukla ödemeye memnuniyetle razı geliyorum .iste bu bedel ile özgürlüğümü satın alıyorum...
Varoluşumuza uygun olmayan bir ortamda ,bizi asla anlamayan insanlarla yaşamak zorunda kalmanin ve onlara uyumlanmaya çalışmanın bedelini psikolojik ve bedensel hastalıklarla öduyoruz ...
En değerli hazlar bedenle ilgisi olmayanlardır.örneğin müzik dinlerken duyulan haz; özgürce düşünüp, düşünce yeteneğini sonuna değin geliştirebilme hazzı; doğaya ve akla uyarak erdemle yaşamanın hazzı ve bencillikten tümüyle arınıp başkalarının mutluluğuna mutlu olabilme hazzı...