Evin kapısı yoktu, kâğıt duvarlarda gölgeler hiçbir gürültü çıkarmadan bir belirip bir yitiyorlardı. Bir yaşam değildi bu; bir ad vermek gerekirse tiyatro denebilirdi.
Yaşamına tanık olmayı seven, tam anlamıyla yaşamak için gösterilecek hırsı yersiz bulan insanlardan biriydi o. Bu tür insanların yazgılarını, çoğu kişinin yağmurlu bir günü izlediği gibi izlediklerini bilirsiniz.