Bir oluğun kenarındayım sanki, düşmekten başka bir şey gelmez elimden. Düşmek beni korkutmaz. Ancak hakikat şu ki düşemem bile, hiçbir düşüş mümkün değil; beni geriye iten ve içinden geçemeyeceğim özel bir boşluk etrafımı sarmış durumda.
Kendini hep daha boş ve daha ağır buluyordu ve ancak sonsuz bir yorgunlukla kımıldayabiliyordu. Bunca mücadeleden sonra vücudu tamamen ışık geçirmez oldu; ona bakanlara ise hep uyanık kaldığı hâlde uykunun dinlendirici etkisini veriyordu.