Herkes uyurken çocuk gibi olur, ama kendi içlerinde savaşmadıkları doğru değil, bu bir güzelleme; çünkü uyurken savaşırız, neredeyse istisnasız bir kuraldır bu.
Haruki Murakami’den ilk kez okudum. İlk kitap yazma çalışmalarını bu kitabında deneyimlediği için bunun biraz olsun kitabına yansıyacağını tahmin ederek okudum fakat bu beni rahatsız etmedi.
Kitaba başlarken adapte olmakta biraz zorlandım. Konular karışık ve düzensiz geldi ama okudukça yazarın anlatım diline alıştım. Özellikle 37. bölümdeki hasta çocuğun hikayesi beni etkiledi. Buraya bir alıntı bırakıyorum:
“ Hastanemdeki odamın penceresinden liman görünüyor. Her gün yatağımdan kalkıp limana kadar yürüdüğümü, deniz kokusunu ciğerlerim dolana kadar içime çektiğimi hayal ediyorum.Bir kez olsun bunu başarabilirsem, dünyanın neden böyle olduğunun sırrına da erecekmişim gibi geliyor…”
Sanırım Murakami’nin kitaplarına zamanla daha çok alışacağım. Bu kitapla ilgili olarak zaten yüksek bir beklentim yoktu, ortalamaydı ama ilgimi çekmeyi başardı. Diğer kitaplarına da mutlaka bir şans vermeyi düşünüyorum.