Eski zamanlardan birinde bir ülkede büyük bir hükümdar yaşamaktaymış.
Bu hükümdarın, başşehre epeyce uzaklıkta bir yerde güzel bir çiftliği varmış.
Bir gün emrindeki adamlardan ikisini bir süre kalmaları için bu çiftliğe göndermek istemiş.
Fakat adamların bu yolculuğu birlikte çıksalar da herkes kendinden sorumlu olacakmış. Birbirlerine yardım etmeleri de yasakmış.
Adamlar yola çıkmadan önce, hükümdar her birine ayrı ayrı yirmi dörder altın lira vermiş.
Onlara da:
“Bu para sizin yol masrafınızı karşılayacak sermayenizdir. İhtiyaçlarınız için kullanırsınız.” demiş.
Ayrıca:
“Burayla çiftliğin arası yaya olarak yaklaşık iki ay kadardır. Hem buraya bir günlük uzaklıkta, bir istasyon var. Bu istasyonda hem araba, hem gemi, hem tren, hem de uçak bulunur. Herkes bütçesine göre bunlardan birine biner.” demiş.
Sonra da iyi yolculuklar dilemiş.
O iki adam, hükümdarı dinledikten sonra saraydan ayrılmış, yolculuk için hemen hazırlık yapmaya girişmişler.
Ardından da buluşup yola koyulmuşlar.
Adamlardan birisi iyi bir kimseymiş. Yolculuk boyunca akıllıca hareket etmiş.