Zâlim Firavun'dan aslâ merhamet dilenmediler. İslâm şahsiyet ve vakârını korudular. Yalnızca Allah'a güvenip sığındılar. Şehîd olmadan önce de:
"...Ya Rabbî! Üzerimize sabır yağdır; canımızı müslüman olarak al!" (el-A'raf, 126) diyerek Cenâb-ı Hakk'a ilticâ ettiler.
"Yazıklar olsun! Artık aşkın vecd ve heyecanı kalmadı... Artık müslümanların damarlarındaki kan dahî kurudu. Namazlara bakın; saflar eğri, secdeler ruhsuz, kalplerde huzur yok! İçten gelen o ilâhî cezbe kaybolmuş..."