ADA

ADA
@Estila
Kitap aşığı <3
Ama benim hiç askerlik resmim yok, inandım inandım.
İki tür askerlik fotoğrafı vardı. Birincisi birliğe gelen fotoğrafçıya çektirilenlerdi. Bunlarda herkes neşeli, ama derbeder görünür, poz vermek için fazla uğraşılmamış olduğu dikkat çekerdi. Aileye gönderilecekse fotoğrafın arkasına herkesin ismi yazılır, oğlan askerden geldikten sonra, patates soyarken, bahçe sularken, tüfek temizlerken çekilen bu fotoğraflara gülüşülür ve askerlik anılarının anlatılması için bir vesile olurdu. İkincisi ise resmi kıyafetle fotoğrafçıya gidilip çektirilen askerlik fotoğraflarıydı, bunlar imzalanarak aileye gönderilirdi.
Reklam
Çil modasının öncüsü Ajda Pekkan olmuştu. Pek uzun sürmedi. Saçlarını açık sarıya boyattığı ve kaşlarını tamamen aldığı dönemde Ajda Pekkan burnuna ve çevresine kalemle çil konduruyordu. Birçok kadın bunu hızla taklit etti, yüzlerine kondurdukları kızıl noktacıklarla şirin ve sevimli görünmek istedi.
Bugün geçerliliği kalmayan “erkekler sarışınları sever, esmerlerle evlenir” klişesi o yıllarda doğru gibi görünüyordu.
Bir yanağın üzerine düşen tek perçem pek havalı bulunur, buna bir de dudağın kenarına kalemle yapılan bir ben ilave edilirdi. Abartılı ve kocaman topuzların yanı sıra, lüle, üstelik alabildiğine yapay lüle modası vardı. Şakakların tam üstünden alınan birer tutam saçla yüzün iki yanından birer lüle sallandırılırdı.
Kınanın yanı sıra, saçların sağlıklı olması için yumurta sarısı ile halis zeytinyağı karıştırılır, bununla saç dipleri ovulur; limon ve zeytinyağına gliserin ve gül suyu da katılarak el kremi yapılırdı. Yoğurt ile bal karıştırılarak yüze sürülür, yazın salatalık dilimleri cilde yapıştırılırdı.