Eve varınca doğru tavan arasına çıkarak uzunca bir süre orada oturdum. Hayatımda başıma gelen ve ne yazık ki sayıları hiç de az olmayan, nedenlerini bir türlü açıklayamadığım acımasızlıkları düşündüm. Özellikle Sarapul'lu küçük er canlandırıyordu gözümde. Sanki olanca canlılığıyla karşımdaydı ve bana şöyle diyordu:
-Nasıl? Anladın mı şimdi?