Karlar yağmaya başladı ve mezarın üzeri bembeyaz bir renge boyanana kadar orada durmaya devam ettiler. Ardından her sene 9 Aralık ve 26 Ocak tarihlerinde o mezarların başında buluştular. Nida ise Eftelya Bahçesi'nden hiç vazgeçmedi ve her çiçeği yaşatmaya devam etti. Özgürlük, kendi kalbini bir başkasının ellerine verdiğinde mahkûmiyete dönüşürdü ve gerçek ölüm o zaman gerçekleşirdi; Eftalya Atalar ve Tugay Demir Çeviker bile bile birbirlerine mahkûm olmuşlar ve aşk onları hem güzelliklerle yaşatmış hem de öldürmüştü. Bazıları aşk için yaşardı, bazıları aşk için ölürdü; onlar ise bu ikisini de gerçekleştirmişti. Eftalya Atalar ve Tugay Demir Çeviker artık sonsuza kadar birlikte ve özgürlerdi.
Profiline girdim ve gezindim. Sen de benim gibi bu sondan baya etkilenmişsin alıntılarının çoğu BL2 geçmiş olsun sevgili okur bazen imkansızlıklar imkan dahilinde değilmiş demekki özgürlüğümüze değil özgürlüğe değil daima özgür kalmaya ;)
Bir kadın vardı, benim bu hayattaki yaşama nedenimde ve o kadın öldü; benim ise onsuz yaşama amacım kalmadı.
Bir kadın vardı, beni yaşattı ama o öldü; çiçekleri sevdirdi ama o çiçekler yalnız kaldı.