“Kadınlar hakkında güzel şeyler söyleriz, ama içten içe onların, en azından çoğunun, sınırlı varlıklar olduğunu düşünürüz. Onlara işlevsel yetilerinden ötürü saygı duyarız, ama bu yetilerden yararlanırken bile saygısızlık ederiz; dikkatle koruyup kolladıkları erdemlerine saygı duyarız, ama davranışlarımızla bu erdeme ne kadar az önem verdiğinizi gösteririz; onları tamamen kendi kararımızla belirlediğiniz ücretler karşılığında hayat boyu bize bağlı kılıp, anneliğin gerektirdiği geçici görevler haricinde işleri güçleri her açıdan bizim ihtiyaçlarımıza koşturmak olacak şekilde en kolay hizmetkarlar haline getiren saptırılmış annelik faaliyetlerinden ötürü onlara saygı duyarı.”
“Anne özellikleri bütün kültürlerine damga vurmuş olan bu kadınlar ‘kadınsılık’ adı verdiğimiz konuda inanılmaz eksikti. Bu beni ‘Kadın albenisi’ diye adlandırmaktan hoşlandığımız özelliklerin aslında hiç de kadınsı olmadığına , bilakis erkekliğin yansımasından ibaret olduğuna çarçabucak ikna etti; bunlar tam da kadınların bizi memnun etmek zorunda kaldıkları için geliştirdikleri özelliklerdi ve kendi büyük hedeflerini yerine getirmeleri noktasında asli bir yere kesinlikle sahip değildi.”