Bir Ömrün Emeğini okurken, uzun zamandır aradığım kitabı sonunda bulduğumu düşündüm. Rachel Cusk’un da söylediği gibi, çocuk sahibi olmanın nasıl bir şey olduğunu neden kimsenin gerçekten anlatmadığı sorusu insanı şaşkınlığa sürüklüyor. Bu duygu bana hiç yabancı gelmedi; ben de anne olduktan sonra aynı şaşkınlığı yaşamıştım. Bu kitabı güçlü kılan şey, tam da bu ortak şaşkınlık.
Cusk’u okurken, benimle aynı düşünceleri paylaşan bir anneyle karşılaştığımı hissettim. Yazdıkları bana fazlasıyla dürüst ve samimi geldi. Çünkü burada bir çözüm arayışı yok, “şöyle yaparsan geçer” diyen bir ses yok. Sadece olanı anlatıyor. Akışı, düşünceleri, yorgunluğu, olumsuzlukları… Ve bunu yaparken hiçbirini yumuşatmıyor. Sadece olumsuzluklara odaklanması bile bana tuhaf bir huzur verdi; çünkü bunları düşünen, hisseden tek kişinin ben olmadığını bilmek rahatlatıcıydı.
Bu kitap, anne olduktan sonra elimize verilen o sayısız bebek bakım kitabından çok farklı. Onlar hep bebeğe nasıl bakılacağını anlatırken, bu kitap annenin kendisini merkeze alıyor. Benim asıl aradığım da buydu: “Anne için” yazılmış bir kitap. Cusk, anneliğin kadının iç dünyasında açtığı yarıkları, sessiz kayıpları ve görünmeyen emeği açıkça ve dürüstçe anlatıyor.
Bence Bir Ömrün Emeği kesinlikle anne olmadan önce okunması gereken bir kitap. Çünkü anneliği idealize etmiyor, süslemiyor, romantikleştirmiyor. Tam tersine, insanı hazırlıksız yakalayan taraflarını gösteriyor. Okurken yer yer rahatsız edici, ama aynı zamanda çok gerçek. Belki de bu yüzden bu kadar kıymetli.
Bu kitap bende büyük bir iz bıraktı. “Yanlış hissediyorum” duygusunu değil, “yalnız değilim” hissini bırakarak kapandı. Ve benim için bu, bir kitapta bulunabilecek en dürüst duyguydu.
Bir Ömrün EmeğiRachel Cusk · Yapı Kredi Yayınları · 202595 okunma
Eskiden yaşadığım dünyadaki üyeliğimden vazgeçtim. Bazen müzik dinliyor ya da kitap okuyorum,sanki dışarıdan göz kamaştıran, gözlerimi kısmama sebep olan parlak bir ışık girmiş gibi oluyor. Dolaşmaya çıktığımızda sokakta güzel, tasasız genç kadınlar görüyorum, kaçamak, kayıp benliğin yasını tutarmışım gibi kalbim sıkışıyor.