Bu kitabı okumakta neden bu kadar geç kaldım ki... Yıllar önce okumuş olsam hayatım gerçekten değişecekti. Okuduğum kitaplar arasında en sevdiğim olarak en üst sıraya oturdu. Buradan aşağı da inmeyecektir diye düşünüyorum. Yine de büyük konuşmamak adına şimdilik en sevdiğim kitap oldu demek daha doğru olacaktır.
Irvin D. Yalom un eşsiz ve akıcı anlatımıyla kitaba kendinizi kaptıracak ve bitirmeden bırakmak istemeyeceksiniz. Özellikle saplantılı, takıntılı, tutkulu bir bağlılık duyduğunuz insan varsa hayatınızda ve kurtulmak isteyip kurtulamıyorsanız, kurtuluşunuz bu kitap olabilir. Dr. Brauer ve Nietzsche nin baca temizliği adını verdiği, psikoterapinin ilk seanslarına şahit olmak benim için büyük bir heyecandı. Kitap psikoterapinin doğuşunu anlatıyor. Saplantılı bir şekilde aşık olmuş ümitsiz iki erkeğin bu saplantıdan nasıl kurtulacaklarının yollarını araması, birbirini tedavi etmeleri, aralarında gelişen bağ ve dostluk, yaşlanma, ölüm korkusu ve yalnızlık korkusu ile başa çıkma yöntemleri geliştirmelerini konu alan bu kitap, okuyan herkesin hayatına bir şeyler katacaktır. Kitabın bittiğine üzülmek ile birlikte kendim ile ilgili çok önemli şeyler keşfetmiş olmanın mutluluğunu da yaşıyorum.
Kitap seven tüm dostların kütüphanesinde olması gereken önemli bir eser olduğunu düşünüyorum ve bu yolculukta yoluna "Böyle Buyurdu Zerdüşt" ile devam ediyorum.
Bir sonraki kitap yorumumda görüşmek üzere dostlar...