Biz kendimiz ve değerlerimiz konusunda şeffaf olursak, liderlik bir netlik,tevazu ve kendini - tanıma yürüyüşüne dönüyor. Vermek ve almak artık korkunç olmuyor. Kalbimizi bir kenara itmek, misyonumuza ve koyduğumuz hedeflere odaklanmak zorunda değiliz; dünyaya iyilik yapmak uğruna sağlığımızı ve kendi iyiliğimizi riske atmak zorunda da değiliz. Her şey kendi özgün ifademizden ibarettir.
Başarı gerçekte ne anlama gelir ? Neden hep bundan kıymetli bir hedefmiş gibi bahsediyoruz da, yol boyunca karşımıza çıkan acı ve zorluklardan bahsetmekten kaçınıyoruz.
Kalbimizin içinde hissettiklerimizle ilgili doğruyu- basit, dürüst, filtreden geçmemiş doğruyu - söylemediğimizde saklamaya çalıştığımız duygular daha fazla güçleniyor.