EKİNOKS
Yazı orda geçirdik kışa gerek kalmadı
Safça acemice şarkılar söylendi oyunlar oynandı
Sözde sevinç haline getirildi yıllanmış hüzünler
Aşklar unutuldu ve bazılarına yeniden başlandı
" İnsan yaşlandıkça kurtulur" demiş birisi korkudan belki yılgınlıktan ve başka bir şeylerden
Oysa yaşlandıkça bulunur mavinin en iyisi
Akasya çürür tren hızlanır eller ufalır gibi
Kim yitirir sözgelimi bir başkasının bulduğunu
Evet kim yitirir kim bulur
Herhangi bir akşam alacası değil ki bu
İmdi ey kış diyorum seni de orada geçirseydik
Kim düşünecekti bir kumsalda
Sabahın tanıksız kendi kendine olduğunu
" Oysa" diyor birisi
" Sabah yeniden hatırlamadır yaşamı"
Bana kalırsa " oysa" diyenlerden hep korkmalı " oysa ölüm var" da diyebilir aynı kişi
Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlunu,
Karayılanı,
Meçhul askeri...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevd...
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı,
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun?
Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah, ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım...
Görüyor musun?
Edebiyatın yaptığı şey, gece yarısı bir dağ başında yakılan kibritle eşdeğerdir. Bir kibrit çok az ışık verir ancak çevrenin ne kadar karanlık olduğunu görmemizi sağlar.