Sandalyeye oturdum ve büyülenmiş gibi uzun uzun öylece durdum.Hissettiklerim öyle yeni,öyle canlıydı ki… Hiç kıpırdamadan ,şöyle bir çevreme bakınarak oturuyor,çok yavaş soluk alıyor,olanları anımsayınca zaman zaman sessizce gülüyordum,aşkın böyle bir şey olduğu ve benim de aşık olduğum düşüncesiyle içim ürperiyordu.
Kasketimi çıkardım ve bir süre öylece kalakaldım,sonra yüreğimde bir ağırlıkla oradan uzaklaştım.”Que suis -je pour elle?”-ÇN:onun için ben kimim ki?- diye (Tanrı bilir neden) Fransızca düşündüm.