Bugünkü müşriklerle, peygamberimiz zamanındaki müşrikler arasında fark yoktur. Müşrikin mantığı her devirde aynıdır. Bu mantık, Allah’ı yeryüzüne karıştırmama, yeryüzünde ilah olarak kendini tanımaktır. İşte şirkin Aslı budur.
“Allah’ı gereği gibi takdir edemediler.” (Hac,74)
Allah’ı hakkıyla bilemeyenler, O’nu ve O’nun tebliğini anlamayanlar, başka dinlere girer, başka ilahlara boyun eğerler.
Konusu nedeniyle, Fâtiha ile Kur'ân arasındaki ilişkinin, bir giriş ve kitap ilişkisi değil, bir dua ve ona cevap niteliğinde bir ilişki olduğu açığa çıkmaktadır. Fâtiha kulun duası, Kur'ân ise Mabüd'un kuluna verdiği cevaptır. Kul, kendisine doğru yolu göstermesi için Allah'a yalvarır; Allah da duaya cevap olarak, tüm Kur'ân'ı onun önüne koyar ve sanki şöyle der: "İşte benden dilediğin hidayet!"