Evfa

Evfa
@Evfa
Nefis cümleden süflî, vazife cümleden a'lâ.
‘’Namazı önceler ve namaza önem verirsek, her şey yoluna girer, sonsuz bereket görürüz, inkişafın arkası kesilmez, lakin ne oldum delisi olup, araçla amacı karıştırarak hayattaki en büyük güç kaynağımızı, en önemli vazifemizi ihmal edersek, ikinci plana atarsak, uzun soluklu koşamayız, meseleyi kökünden kavrayamayız, gönlümüz erkenden yorulur, insan ufak bir rüzgarda savrulur.’’
Sayfa 34
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayatı tribünlerden izleyenlerin sayısı giderek daha da çok artıyor. Oysa biriciğiz, hepimiz başrolüz, aramızda figüran yok. Ne demek hayatı tribünlerden izlemek? Şöyle açayım: Kuru bir tarafgirlik, ister istemez her hadise karşısında tutulan tarafa koşulsuz destek sağlamayı telkin ediyor insanlara. Takım tutar gibi tarafgirlik dürtüsüyle sosyal hadiselere yaklaşmak kafa konforu için rahat bir yol. Ne yaşanırsa yaşansın, olaylara kendi zaviyemizden bakmak, sağlıklı tahliller yapmak, olgunca değerlendirmelerde bulunmak zor geliyor. Adeta bir tribündeymişiz gibi, her meselede hızlıca kutuplaşıp, daha da "bağırarak" ses çıkarmaya çalışmak zevksiz, ahenksiz gürültüleri çoğaltabiliyor. Bu da hayatımızın tadını kaçırıyor, bizleri birbirimize karşı daha tahammülsüz, daha sevgisiz kılıyor.
Sayfa 30
Maddiyatta tevaggul eden, ma'neviyatta gabileşir ve sathî olur.  |Muhakemat
Din
Hakikatin bile bayatına tahammül edilemez. Hakikat sürekli olarak kendini yeniler. İnsan bu yenilenmeyi doğru yoldan yapmazsa yaradılış onu zıt yoldan yapar. Tırmandığını unuttunsa öyle duracağına düş ve yeniden tırman; durmaktan daha iyi bu. Ot gibi varolacağına öl ve yeniden diril.
Sayfa 24