"Kendinize ait küçücük bir zaman diliminde yaşıyorsunuz ancak o zaman dilimi, yalnızca kendi yaşamınız değil, sizinkiyle eş zamanlı olarak devam eden tüm yaşamların özetidir... Ne olduğunuz ise tarihin bir ifadesidir."
"Askerlerin çatışmalarda neler yaşadığını gerçekten bilmek istemiyoruz. Toplumda kaç çocuğun saldırıya uğradığını ya da cinsel tacize maruz kaldığını ya da kaç çiftin -toplamda neredeyse üçte biridir- ilişkileri sırasında şiddete maruz kaldığını gerçekten bilmek istemiyoruz. Aileleri kalpsiz bir dünyada güvenli sığınaklar olarak görmeyi, ülkemizin aydın, uygarlaşmış insanlardan oluştuğunu düşünmek istiyoruz. Zulmün yalnızca Darfur ya da Kongo gibi uzak yerlerde olduğunu düşünmek istiyoruz. Acıya tanıklık etmek dayanılmazdır. Öyleyse travma yaşayan bireylerin bunu hatırlamaya katlanamamalarına, sıklıkla uyuşturucuya da alkol kullanmaya başlamalarına ya da katlanılamayacak düzeydeki bilgileri akıllarından çıkarmak için kendilerini yaralamalarına şaşırmalı mıyız?"
"Bazı insanların yaşamları, öykü gibi akıp gidiyor; benimkimde ise bir sürü duraklamalar ve başlangıçlar var. İşte travmanın yaptığı şey bu. Akışı bölüyor... Sadece olup bitiyor ve ardından yaşam devam ediyor. Kimse sizi buna hazırlamıyor.