Şöyle böyle, iyi kötü, eğri büğrü, süslü püslü, anlamlı anlamsız sürdürebilirdik günlerimizi. Mutluluk ille de gerekli degildi. Mutsuzluğun kıyılarından geçerek ve fazla acı çekmeyerek, nice günün akşamına, nice gecenin sabahina varılabilirdi.
"Bunu bana yapmasaydı olmaz mıydı?"