inanır mısınız, bazen öyle sıkıntılı,öyle bunaltıcı günlerim oluyor ki, gerçek bir hayatı yaşamaya gücümün yetmeyeceğini, gerçekleri kavramakta çok geri kaldığımı, duygularımın körleştiğini hissediyor,kendi kendime lanet ediyorum. hayaller içinde geçirilen gecelerden sonra ayrılmanın, gerçek dünyaya dönmenin ne kadar korkunç olduğunu bilmezsiniz
Hepimiz kaderimize küsüz, hayattan bezmişiz. Gerçekten de öyle; bakın, ilk bakışta sanki birbirimize dargınmışız gibi, ne kadar soğuk görünüyoruz. Buna baktıkça hayalcimiz, “Zavallılar!..” diye düşünüyor.
Çoktandır aklıma takılan bir şey var: Niçin insanların en iyisi bile sürekli olarak başkalarından bir şey saklıyormuş gibi durur ve susar? Sözlerimizi tartarak konuştuktan sonra niçin karşımızdakine içimizi dökmemeli?.. Herkes olduğundan sert görünmek istiyor. Duygularını kolayca açıklarsa küçülecekmiş gibi bir kuşku var.
Sevinç ve mutluluk insanı ne kadar güzelleştiriyor!.. Kalp sevgiyle taşarken içtekini başkasının kalbine dökmek, çevrede her şeyin neşelendiğini, gülüp söylediğini görmek istiyor.