aklın devreye girdiği yer tam burasıdır: zevk alma ve almama duygularını aşarak bize iyi gelen şeyleri (bazen tatları pek de hoş olmayan gıda veya ilaçları) yeğlememizi, bize iyi gelmeyen ve maalesef bazen de tadı nefis olanlardan vazgeçmemizi sağlar. akıl, tecrübeye dayanarak, fiziki gücümüzü neyin arttırdığına ve neyin düşürdüğüne göre beslenme davranışlarımızı düzenleyebilir. tabiatıyla bunun aksini yaparak, sağlığımıza zararlarını bile bile, tadına bayıldığımız tatlı ve yağlı gıdaları yemeyi de tercih edebiliriz.
spinoza'ya göre bilgelik bir ödev değildir. bedensel ve ruhsal canlılıklarını arttımayı ve gittikçe daha fazla haz alarak yaşamayı arzulayanlara yapılmış bir öneridir.