Eylem

Eylem
@Eyleeeeem
Spoiler içerir
Puan vermedi·107 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 20:31
Gabriel García Márquez’in Kırmızı Pazartesi adlı eserini okurken, daha ilk sayfadan itibaren tuhaf bir çaresizlik hissi yaşadım. Santiago Nasar’ın öldürüleceğini baştan bilmek, olaylara engel olamamanın verdiği bir sıkıntı yarattı. Okur olarak ben biliyorken, kasabadaki insanların da bunu biliyor olması ama yine de hiçbir şeyin değişmemesi beni rahatsız etti. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken konu, toplumun sessizliği oldu. Angela Vicario’nun Santiago’yu suçlamasının doğru olup olmadığını kimse sorgulamazken, herkes olan biteni normalmiş gibi kabullendi. Ben okurken sık sık “Biri mutlaka durdurur” diye düşündüm; fakat kimse sorumluluk almadı. Bu durum bana, bazen insanların yanlış olduğunu bildikleri şeylere bile karşı çıkmadıklarını düşündürdü. Eserde “namus” kavramının, bir insanın hayatından daha değerli görülmesi beni en çok etkileyen nokta oldu. Vicario kardeşlerin cinayeti işleyeceklerini açıkça söylemelerine rağmen engellenmemeleri, bana göre bu suçun yalnızca iki kişiye ait olmadığını gösteriyor. Santiago Nasar’ın ölümü, aslında bütün kasabanın ortak bir hatasının sonucu gibiydi. Romanı bitirdiğimde Santiago’nun ölümü kadar, onun yalnız bırakılmış olması da aklımda kaldı. Ben bu eseri okurken, bazen susmanın da bir suç olabileceğini hissettim. Kırmızı Pazartesi, bana göre yalnızca bir cinayet romanı değil; insanların vicdanlarını sorgulatan güçlü bir toplumsal eleştiridir.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,2bin okunma